20 May 2012 Sunday
            | Reklam Ver  |  Kontak  |  Sayfana Ekle  |  RSS
Hani'de Emniyet Müdürlüğü'ne roketli saldırı
Diyarbakır'da tarihi Newroz
CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
Libya'ya bomba yağıyor
Dersim iftira mı gerçek mi?
Character size :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Ahmet Ümit: Kürtçe üzerindeki tüm yasaklar kaldırılsın

Ahmet Ümit: Kürtçe üzerindeki tüm yasaklar kaldırılsın
Ünlü polisiye roman yazarı Ahmet Ümit, Kürt sorununun barışçıl çözümünün ancak tüm siyasi aktörleriyle
25.10.2010 / 13:41


Yazar Ümit, Kürt dilinin ‘tutuklu bir insan gibi’ olduÄŸunu söyleyerek, TZP Kurdi’nin ana dilde eÄŸitim hakkı için ‘boykot’ ve diÄŸer kararlarını desteklediÄŸini ve Kürt dili üzerindeki tüm yasakların kaldırılması gerektiÄŸini ifade etti.



Yazar Ahmet Ümit, Kürt sorununda yaÅŸanan son geliÅŸmeleri ve TZP Kurdi’nin ana dilde eÄŸitim talebi ile ilköÄŸretim okullarını ‘boykot’ kararı ile ortaya çıkan sonuçları ANF’ye deÄŸerlendirdi.



Kürt dilinin ve edebiyatının yıllardır uygulanan devlet baskıları nedeniyle birçok olanaktan yoksun bırakıldığını vurgulayan Ümit, Kürtçe’nin bugün bir "tutuklu insan" gibi olduÄŸunu ifade etti.



Kürt dili ve edebiyatının uzun yıllardır baskı altında tutulduÄŸunu hatırlatan Ahmet Ümit, Kürtlerin kendi dillerini özgür bir biçimde kullanamadıkları için, Kürtçe’nin yeterli düzeyde geliÅŸtirilemediÄŸini düÅŸünüyor.



Dilin bir halkın varlığı açısından önemine dikkat çeken Ümit, "Dil, kültürün en önemli parçalarından biridir. Bugün dünyaya baktığımızda ekonomik, politik, askeri olarak dünyayı hegemonyası altında tutan ülkeler kendi kültürlerini, kendi dillerini birçok ülkeye dayatıyorlar. Bu dayatma gerek bizim gibi geri kalmış ülkelerde meydana geliyor, gerekse de, çok geliÅŸkin kültürü olan Fransa bile o hegemonyaya çok zor dayanabiliyor. Özellikle ABD'nin kültürel baskısına karşı kendi kültürünü korumak için yoÄŸun çaba gösteriyor, yasalar çıkartmak zorunda kalıyor. O açıdan bir dilin dayatılması kadar yasaklanması da çaÄŸdışıdır. Zaten istenildiÄŸi kadar uÄŸraşılsın, yasaklanamaz” dedi.



‘KÜRT HALKI YASAÄžA KARÅžI İYİ DİRENDİ’



Kürt halkının dil yasağına karşı iyi direndiÄŸini vurgulayan Ümit, ÅŸunları kaydetti: “Böyle bir yasak bir nehrin önüne koyulan engel gibidir. GüneÅŸin doÄŸmasını engellemek, rüzgarın esmesini engellemek gibi bir ÅŸeydir. Burada bir halkın dilinden söz ediyoruz. Bir halkı ortadan kaldıramazsınız. Onları öldürecek misiniz? Yok mu edeceksiniz? Yok etseniz bile tarihleri var. Bu doÄŸru bir yöntem deÄŸil, bu bir politika deÄŸildir. YaÅŸadığımız bu topraklar çok kültürlü topraklardır. İstanbul olsun, Anadolu olsun, burada her zaman çok farklı dilleri konuÅŸan, dinlere inanan, etnik kökleri farklı olan halklar yaÅŸamıştır ve yaÅŸamaya devam edecektir. Bu toprakların doÄŸası budur. EÄŸer siz bunu kabul etmezseniz doÄŸaya karşı gelmiÅŸ olursunuz. Mesela Hititlerde bu yoktu, her halk kendi dilini kullanıyordu, Roma'da her halk kendi dillini kullanabiliyordu, kendi dininde ibadetini de yapabiliyordu. Ne yazık ki Cumhuriyet ile beraber bu deÄŸiÅŸti; sadece bize özgü bir ÅŸey deÄŸil, ulus devletin olduÄŸu her yerde baÅŸka ulusları baskı altına almak, baÅŸka halkları baskı altına almak gibi bir yöntem geliÅŸti ama bizim artık bu ayıptan kurtulmamız gerekiyor. Kürt dilinin üzerindeki bütün yasaklar kaldırılmalı, Kürtçe okutulmalı, yazılmalı, edebiyatını ve sanatını geliÅŸtirmelidir."



'DİL BOYKOTUNU DESTEKLİYORUM'



Ümit, Kürtçenin anayasal güvence altına alınmasını savunarak, TZP-Kurdi tarafından örgütlenen eÄŸitim boykotunu da desteklediÄŸini söyledi. Başından beri Kürt halkının haklarını ve çıkarlarını savunduÄŸunu ifade eden Ümit, “O açıdan boykotu destekliyorum. Barışçıl bir biçimde haklarımız savunuluyorsa desteklenmelidir. Kürtçenin Anayasal güvence altına alınmasını bir çok yazar, aydın gibi ben de istiyorum" diye kaydetti.



‘AKP TUTARSIZ VE SAMİMİYETSİZDİR’



AKP Hükümeti tarafından baÅŸlatılan ve önce "Kürt açılımı" daha sonra ‘Milli Açılım Projesi” sürecinin ise, hükümetin samimiyetsizliÄŸi ve tutarsızlığını anlamak açısından, önemli bulduÄŸunu dile getiren Ümit, "Açılımı tam bir fiyasko olarak deÄŸerlendiriyorum. Hükümetin samimiyetsizliÄŸi ve tutarsızlığı olarak görüyorum. Yıllardır Kürt sözcüÄŸünün reddedildiÄŸi, Kürt halkının, dilinin, kültürünün inkar edildiÄŸi Türkiye’de Kürt sorununa dair açılımın baÅŸlaması olumlu bir adım olarak göründü ancak sonradan ne yazık ki fiyaskoyla bitti. Silahları bırakıp alkışlarla karşılanan insanlar hapishanelere koyuldular, baÅŸlayan umutlar çok çabuk söndü. Ama bu fiyasko Kürt sorununun ortadan kalktığını göstermiyor. Bu sorunun çözülmesi gerekli. O nedenle vakit geçirilmeden, silahların susmasını da fırsat bilerek karşılıklı görüÅŸmeler baÅŸlamalı ve Kürt sorunu masaya yatırılıp Kürt halkının demokratik, ekonomik hakları verilmeli."



'EYLEMSİZLİKTEN RAHATSIZ OLDULAR’



Kürt sorununun çözümü noktasında tartışmaların iÅŸlendiÄŸi bir dönemde, 9 gerillanın öldürülmesi ve Hakkari'de kontrgerilla katliamının yapılmasını, eylemsizlik sürecinden rahatsızlık duyanlara baÄŸlayan Ümit, Türk egemen güçler içerisinde savaÅŸtan rant saÄŸlayanların bulunduÄŸunu ve bu çevrenin Kürt sorununun çözülmesine engeller oluÅŸturduÄŸuna dikkat çekti.



Bu noktada Kürt hareketine büyük görevler düÅŸtüÄŸünü belirten Ümit, “Bu provokasyonlar iyi okunmalıdır ve tekrarlarına fırsat verecek ortamlardan kaçınılmalıdır. O yüzden ÅŸiddetten vazgeçmek lazım. Artık Kürt hareketinin böyle bir inisiyatifi var çünkü çok güçlendi. Bazı karanlık odaklar tarafından provokasyonlar yapılsa da bunu onların istediÄŸi gibi ÅŸiddetle deÄŸil, hiç ummadıkları bir ÅŸekilde cevaplamak esastır. Bu da ÅŸiddeti kullanmayarak mümkün olabilir" dedi.



‘HERKESE SORUMLULUK DÜÅžÜYOR’



Kürt sorununun istisnasız tüm siyasi aktörleriyle görüÅŸülüp artık barış için adım atma zamanı olduÄŸunu söyleyen Ümit, ÅŸunları kaydetti: “Ben artık insan ölsün istemiyorum. İnsanların üzerindeki baskının devam etmesini istemiyorum. Barış istiyorum. Bunun için herkese büyük sorumluluk düÅŸüyor. Benim kucağımda çok arkadaşım öldü. Silahın içinden gelen bir insanım. 12 Eylül öncesi politik olaylardan gelen birisiyim. İnsan kanı elime deÄŸdi, o sıcaklığı biliyorum ve bunu artık istemiyorum. O yüzden artık devletin Kürt gerçeÄŸini acilen tanıması lazım. Kürt halkını silahla, baskıyla, tehditle, ÅŸantajla, savaÅŸla yok edemediniz ve edemezsiniz de. Böyle bir halk var, bizden önce burada yaşıyordu, ÅŸimdi de yaÅŸamaya devam ediyor. Bir tek çözüm var, o da birlikte yaÅŸamaktır. Birlikte yaÅŸamak nasıl olur? Karşılıklı gönül rızasıyla olur; insanlar der ki, 'ben burada yaÅŸayacağım çünkü ben bu ülkenin özgür eÅŸit vatandaşıyım.’ Bunu ise devletin saÄŸlaması lazım."


Etiketler:
Bu haber toplam 1957 defa okundu
YAZARLAR