Türkiye genelinde çaylar ve dereleri esir alacak olan 2 bine yakın Hidroelektrik Santralden (HES) nasbini alan Loç Vadisi'nde köylüler, dereyi kaptırmamakta kararlı. 24 saat çadırlarda nöbet tutun köylülerin çadırları Orya Enerji ÅŸirketi tarafından yakılırken, aralarında 80 yaşındaki bir kadının da bulunduÄŸu çok sayıda kiÅŸi darp edildi. Doktordan darp raporu alan köylüler ÅŸirket hakkında dava açmaya hazırlanıyor.
Sayısız bitki türünün bulunduÄŸu doÄŸa harikası Kastamonu'nun Loç Vadisi'de Türkiye'de 2 bine yakın kurulacak olan HES'lere kurban edilmek isteniyor. Rıfat Ilgaz'ın otobiyografik romanı "Sarı Yazma"da eÅŸsiz güzelliklerinin anlatıldığı vadide ÅŸimdilerde köylülerin isyanı ve ÅŸirketlerin makine sesleri duyuluyor. Aylardır Loç'a HES yaptırmamak için çevricilerle birlikte çadır kurarak 24 saat nöbet tutan köylülerin olmadığı bir sırada önceki gece çadırları yakıldı. Çadırların yandığını gören köylüler ve çevreciler sabah erken saatlerde ÅŸantiyeyi bastı ve ÅŸirkete tepki gösterdi. Köylüler ÅŸirketin güvenlik görevlileri tarafından jandarmanın gözü önünde darp edilerek ÅŸantiyeden atıldı. Bu sırada soyadı öÄŸrenilemeyen Halime isimli bir kadın dozerin önüne yatarak durdurmak istedi. Gözaltına alınan kadın jandarma karakoluna götürüldü ve 12 saat gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.
'Åžikâyet edecek yer bulamadılar'
Cide Devlet Hastanesi'nden darp raporu alan vatandaÅŸlar, suç duyurusunda bulunmak için savcıya gittiklerinde ise savcıyı yerinde bulamadı. DireniÅŸlerini daha da yükselteceÄŸini belirten köylüler ÅŸimdi, "Derelerimizi onlara bırakmayacağız'' diyor. Köylüler, Saldırı sırasında alanda bulunan jandarmadan yardım istedik fakat jandarma herhangi bir müdahalede bulunmayarak ortalık sakinleÅŸtikten sonra olaya müdahale etmediÄŸini söyledi. Saldırı sonrası ÅŸikâyetçi olmak için gittikleri savcıyı yerinde bulamadıklarını ve görevlilerin ise 'nöbetçi savcımız yoktur' diyerek ÅŸikâyetimizi kabul etmediÄŸini kaydeden köylüler, jandarmaya gittik iÅŸçilerin ÅŸikâyetini alan jandarma köylülerin ÅŸikâyetini dinlemeyeceÄŸini ve dilekçelerini almayacaklarını bildirdiÄŸini aktardı. Israrla saatlerce Cide Jandarma Karakolu önünde beklemeleri nedeniyle ifadelerinin alındığını belirten köylüler, ancak jandarmanın ifade sırasında, 'ÅŸirket görevlileri saldırdı, jandarma müdahale etmedi' sözünü tutanaktan çıkardığını anlattı.
Sarı yazmanın isyanı sürüyor
Köylüler yasaların ve jandarmanın halkı deÄŸil ÅŸirketi koruduÄŸunu belirterek, vadiye ÅŸirket izni olmadan girilmediÄŸine dikkat çekiyor. Yargı sürecinin hala devam etmesine raÄŸmen yapılanları katliam olarak niteleyen köylüler, "Åžirket ÇED iptal ve yürütme davasını kazanacaklarından çok emin" diyor. Rıfat Ilgaz'ın 'Sarı yazma' romanında eÅŸsiz doÄŸası anlatılan Loç Vadisi'ne yapılacak projeye göre; bölge içerisinde yapımı planlanan HES projesi, 4 bin 800 metre boyunca Devrekani Çayı'ndaki suyun en az yüzde 85'ini tüneller içine alacak. Oysa 305 önemli doÄŸa alanı ve 122 önemli bitki alanı olarak mutlak korunması gereken Loç Vadisi, 16'sı nesli tükenme tehlikesinde olan 29 endemik bitkiye ev sahipliÄŸi yapıyor. Akdeniz makilikleri ve Karadeniz ormanlarının bir arada görüldüÄŸü vadi, bitki ve hayvan çeÅŸitliliÄŸi bakımından da çok önemli.
'En büyük soykırım'
Loç Vadisi Platformu'ndan Zafer Keçin, Loç Vadisi'ndeki Hamitli, Çamdibi, Karakadı, Åženköy olmak üzere dört köyün HES projesiyle yaÅŸam alanı olmaktan çıkacağını savundu. Bölgede sürekli nöbet tuttuklarını ve ÅŸu anda 426 bin metrekarelik bir alanın tehlike altında olduÄŸunu söyleyen Keçin, Çamdibi'nde nöbet tutmaları yüzünden bölgede çalışma yapan ÅŸirket görevlileri tarafından jandarmaya ÅŸikâyet edildiklerini, bu yüzden sık sık ifade vermeye çağırıldıkları anlattı.
Hafta içi en az 10, hafta sonu ise 100 kiÅŸiye varan grupların bölgede buluÅŸarak, gösteri yaptıklarını anlatan Keçin, "Küre DaÄŸları'nda yapımı planlanan HES projesi, Devrekani Çayı'ndaki suyun en az yüzde 85'ini tünellere hapsedecek. Loç halkı vadide nöbette, direniyor. Loç Vadisi'nde yapılması düÅŸünülen HES ve A tipi taÅŸ ocağıyla bölgedeki doÄŸa tamamen tahrip edilmek isteniyor" dedi.
BilirkiÅŸi raporu: Ekolojik sisteme zarar verir
Loç Vadisi'ne hidroelektrik santrali yapılmasına karşı çıkan 233 köylünün ortak giriÅŸimiyle geçen Mart ayında dava açıldı ve mahkemenin talebi üzerine hazırlanan bilirkiÅŸi raporu taraflara temmuz ayında tebliÄŸ edildi. Doç. Dr. Ferhat Gökbulak, Doç. Dr. İbrahim Yüksel ve Yrd. Doç. Dr. Kenan Tunç'tan oluÅŸan bilirkiÅŸi heyeti, Loç'a yapılacak olan hidroelektrik santraliyle ilgili hazırlanan ÇED raporunda çevresel ve bilimsel anlamda bir takım eksikliklerin mevcut olduÄŸunu, yeterli derecede açıklık getirilmediÄŸi görüÅŸünde olduÄŸunu mahkemeye iletti.
Rapordan bazı bölümler ÅŸöyle:
*"Proje milli park alanına dahil olmayan bir alanda planlanmasına karşılık, milli park ile aynı havza içerisinde yer almasından dolayı projenin gerçekleÅŸtirilerek iÅŸletmeye açılması halinde havza ekosistemi bütünlüÄŸü açısından uzun dönemde ekosistem bütünlüÄŸüne zarar verecek niteliktedir. Bu nedenle, bu projenin yeri için milli parkın da içinde bulunduÄŸu bu havzada, ekosistem bütünlüÄŸüne zarar vermeyecek baÅŸka alternatif alanlar da deÄŸerlendirilmeli.
*Proje nedeniyle iletim borularının döÅŸeneceÄŸi güzergahta orman amenajmanı planına göre 10 bin adet aÄŸacın kesileceÄŸi projenin nihai ÇED raporunda belirtilmekle birlikte yine aynı sahadaki çalı ve otsu bitkilerde tamamen zarar görecektir. Ayrıca, regülatör arkasına oluÅŸacak gölün sahası içerisinde de pek çok aÄŸaç, çalı ve otsu bitki su altında kalacaktır. Bu durum proje sahasında bitki çeÅŸitliliÄŸin azalmasına ve hidrolojik çevrimin olumsuz etkilenmesine ve sonuçta sulak alanların zarar görmesine sebep olacaktır.
*ÇED raporunda Türkiye'nin de taraf olduÄŸu BİO çeÅŸitlilik, Avrupa Peyzaj ve Ramsar sözleÅŸmelerinin dikkate alınmadığı,
*Nihai ÇED raporunda birbiriyle çeliÅŸen bazı rakamsal hataların yapıldığı tespit edilmiÅŸ olup, raporda can suyu hem sabit debiler olarak, hem de yüzdelik olarak verilmiÅŸtir. Hâlbuki can suyunun ya sabit debi olarak veya ilgili akarsuyun günlük, aylık ve yıllık ortalama akım deÄŸerlerine göre yüzde olarak verilmiÅŸ olması gerekir. Bu hataların hesaplamaların sonucunu etkileyeceÄŸi kanaatindeyiz."