20 May 2012 Sunday
            | Reklam Ver  |  Kontak  |  Sayfana Ekle  |  RSS
Hani'de Emniyet Müdürlüğü'ne roketli saldırı
Diyarbakır'da tarihi Newroz
CHP'nin dizaynında Demirel mi var?
Libya'ya bomba yağıyor
Dersim iftira mı gerçek mi?
Character size:13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Öcalan: Pratik öneriler aşamasına geldik

Abdullah ÖCALAN
PKK lideri Öcalan, “Burada bir diyalog devam ediyor. Kimi pratik öneriler aşamasına gelmiş bulunmaktayız.
20.03.2011 / 00:00


PKK lideri Öcalan, “Burada bir diyalog devam ediyor. Kimi pratik öneriler aÅŸamasına gelmiÅŸ bulunmaktayız. Bu pratik öneriler çerçevesinde yaz başına kadar geliÅŸmeleri takip etmek gerekiyor. Diyalog ve müzakere yöntemine ÅŸans veriyoruz. Bu yöntem pratikleÅŸirse 2011 yılı çözümün geliÅŸtiÄŸi yıl olacaktır” dedi. Öcalan, “eÄŸer bu diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alınmazsa 2011 yılının ikinci yarısından itibaren topyekün direniÅŸ ve özgürlüÄŸü saÄŸlama sürecinin” geliÅŸeceÄŸini söyledi.



PKK lideri Abullah Öcalan, haftalık olaÄŸan görüÅŸmesinde gündemdeki konuları deÄŸerlendirirken İmralı cezaevine gelen heyetle yapılan görüÅŸmelere iliÅŸkin önemli açıklamalarda bulundu.



SaÄŸlık sorunlarına deÄŸinen Öcalan, “Gözlerimdeki yaÅŸarma sorunu devam ediyor. YoÄŸun bir ÅŸekilde yaÅŸarıyor. Çok önemli bir sorun deÄŸil, geçen yıl da tekrarlanmıştı. Doktorlar damla verdiler, kullanıyorum, göz nezlesi olabilir” dedi.



Öcalan, 15 Åžubat komplosunu yıldönümünde bedenini ateÅŸe veren gerillalara iliÅŸkin, “Dört gerillanın kendini yaktığını duydum. Bu tarz eylemler onurlu eylemlerdir. İşte Mustafa Malçok ve Müslüm DoÄŸan yoldaÅŸlara iliÅŸkin de daha önce söylemiÅŸtim. Yine son olarak bu dört genç yoldaÅŸla birlikte toplam altı kiÅŸi oldu. Bu eylemlerin anlamı büyüktür, sahip çıkılmalı, anılarına cevap verilmelidir. Büyük, saygın eylemliliklerdir ama buna gerek yoktur. Ama ben yine söyleyeyim kimse benim için kendini yakmasın. Bu tarz eylemler zorlayıcıdır” ifadelerini kullandı.



‘DEMOKRATİK ULUS BLOÄžU ÇABAMIZ STRATEJİKTİR’



YaklaÅŸan seçimlere iliÅŸkin de önerilerde bulunan Öcalan, ÅŸunları söyledi:



“Seçimlere iliÅŸkin olarak ise bize iliÅŸkin konular kadar dışımızdaki sol, demokrat, dini azınlıklar gibi çevreler hakkındaki geliÅŸmeleri tartışmak gerekir. Bu konuların önemle üzerinde durulması gerekiyor. Benim burada en büyük çabalarımdan biri de sol tasfiyeyi de önleme çabasıdır. Burada yaptığım görüÅŸmelerde de bu konuları tartışıyorum. Zaten bu konularda görüÅŸlerimi bir süredir dile de getiriyorum. Yine vurgulamak istiyorum, bizim demokratik ulus bloÄŸu çabamız stratejiktir. Öyle kısa vadeli hesaplara dayanmıyor. Bu stratejik yaklaşıma paralel olarak sol demokrat diÄŸer çevreler seçimlerde aday gösterilebilir ve bu çevrelerin adayları BDP tarafından desteklenebilir. Bizim buradaki amacımız sadece kendilerini destekleme temelindedir. Bu demokratik ulus bloÄŸu geliÅŸtirilirse Türkiye'de Kürt sorunu baÅŸta olmak üzere birçok temel meselenin demokratik anayasal çözümünün önü de açılacaktır. Biz sorunlara bu temelde yaklaşıyoruz, seçim endeksli yaklaÅŸmıyoruz. Bu çevreler de bu ÅŸekilde yaklaÅŸmalıdırlar.



‘DEMOKRATİK ULUS İTTİFAKI’



Sol 1920'lerde tasfiye edilmeye çalışıldı. Bizim bugünkü çabamız, solun bu tarihsel tasfiye giriÅŸimini engellemek, bunları boÅŸa çıkarmaktır. Bu çevreler de bunları anlamalıdır. Burada geliÅŸtirmeye çalıştığımız demokratik ulus ittifakıdır. Cumhuriyetin kuruluÅŸundan sonra tasfiye edilmek istenen Kürtler, sol demokratlar, dini azınlıkları demokratik ulus ittifakı etrafında biraraya getirmeye çalışıyoruz. Bu ittifak saÄŸlanırsa demokratik anayasa temelinde çözüm sürecine katkı sunulacaktır. Bu demokratik ulus ittifakı ayrı, demokratik toplum kongresi ayrıdır. Demokratik Toplum Kongresi, Kürtlerin demokratik örgütlenmesini ifade ederken diÄŸeri bütün Türkiye'nin demokratik ulus ittifakıdır. Bu konuları zaten savunmalarımda da iÅŸledim. Yani biz bu çevrelerin seçimde aday gösterilmesini bu anlayış üzerinden geliÅŸtirmeye çalışıyoruz.



‘TARTIÅžMALAR KÜRT STATÜSÜ ÜZERİNDEN YAPILMALI’



Ayrıca kimi Kürt çevreleriyle görüÅŸmeler de yapılabilir bu tartışmalar yapılırken salt adaylıklar üzerinden tartışma yürütülmemelidir. Türkiye'de önemli olan Kürtlerin statüsüdür. Kürt statüsü üzerinden bu tartışmalar yapılmalıdır. Bu çerçevede bu çevreler birliÄŸe gelmezlerse kendi kendilerini tecrit etmiÅŸ olurlar. Her söylediÄŸimizi her eleÅŸtiriyi dayatma, hegemonya çabası olarak anlıyorlar, bu da öyle anlaşılmasın. Önemli olan Kürtlerin bir statüye kavuÅŸturulmasıdır. Bütün tartışmalar buna göre yürütülmelidir.



Öyle anlaşılıyor ki yeni seçmenlerin büyük bir bölümü Kürdistan’da BDP'ye oy veriyor, genel olarak bölgede BDP oylarını arttırıyor, Batı illerinde ise BDP'nin oyları yerinde sayıyor. Bunun nedeni de Batı'nın boÅŸ bırakılmasıdır, boÅŸ bırakılıyor, gerekli önem verilmiyor. Halbuki Batı'da iyi çalışmalar yapılsaydı bugüne kadar önemli geliÅŸmeler saÄŸlanabilirdi.



Yine seçimlere iliÅŸkin ÅŸu hususu belirtmek isterim; BDP tarafından bazı milletvekillerine yeni dönemde görev verilmeyebilir, milletvekili olarak bugüne kadar yapmış oldukları hizmetler yeterli görülebilir. Bu durumda olan milletvekilleri herhangi bir alınganlık içine girmemelidirler. Bu deÄŸiÅŸimi bir görev deÄŸiÅŸikliÄŸi ya da devri olarak görmelidirler. Halkımıza hizmet her alanda esastır. Dolayısıyla yeni dönemde milletvekili olamayacaklar kırılmadan, kendilerinin hiçe sayıldığı hissine kapılmadan baÅŸka görevler alabilirler. Bu yaklaşım en doÄŸru yaklaşımdır.



‘BDP OYLARINA SAHİP ÇIKMALIDIR’



Bu seçimlerde BDP oylarına sahip çıkmalıdır. AKP ve CHP de oylarına sahip çıkacakları yönünde açıklama yaptılar. BDP'liler mesela paralel sandık sistemi geliÅŸtirebilirler. Oyunu BDP'ye kullanan her seçmen oyunu kullandıktan sonra BDP'nin uygun yerlerde kendi oluÅŸturduÄŸu sandıklara da giderek oraya da oy kullanabilir. Ya da bu sistemi uygulamak zor gelirse, onun yerine her oy kullanan seçmen, BDP görevlilerinin yanına gidip BDP'ye oy verdiÄŸini göstermek için BDP'nin hazırladığı kağıtlara imza atabilirler. Kısacası kendi oylarını böylece karşılaÅŸtırıp seçim hilelerinin önüne geçebilirler. Kendi oylarına sahip çıkmak için paralel sandık sistemi ya da daha pratik benzer önlemler üzerine çalışabilirler.



Ayrıca bugünden itibaren herkes kendi seçmen kütüÄŸünü incelemeli. Seçmen kütüklerine kaydı olmayanlar mutlaka kayıtlarını yaptırmalıdırlar. Bu konuda bütün önlemler ÅŸimdiden alınmalıdır. Önemsenmesi gereken bir konudur.”



‘BURADA YAPILAN GÖRÜÅžMELER TARİHİ ÖNEMDEDİR’



“İçinde bulunduÄŸumuz süreç hassas ve kırılgandır, burada yapılan görüÅŸmeler tarihi önemdedir. Ben önemsiyorum. İlk günden bugüne kadar bir düzeye getirdiÄŸimizi de belirtebilirim. GörüÅŸenlerin yaklaşımlarının ciddi olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Bu görüÅŸmelerde bulunanlar devletin önemli ve ciddi kurumlarının temsilcileridirler”



BUGÜNLERE NASIL GELİNDİ



“Bugünlere nasıl geldik? Bunun tarihsel arka planı var. İlk olarak Uluslararası güçlerin, NATO'nun PKK'ye müdahalesi 15 AÄŸustos atılımından sonra 1985'ten itibaren uygulamaya konuldu. Tabi bunu NATO'yla birlikte yaptılar, bilindiÄŸi gibi o dönem NATO'nun 5. maddesini de tartışıyorlardı. 1985-1990 arası Özal iktidardadır. 1990'a kadar Özal, bize karşı en sert tedbirler geliÅŸtirir, özel savaşı tırmandırır, özel savaşın en önemli temsilciliÄŸini yapar. Fakat bunun sonuç vermeyeceÄŸini görür ve tavrını deÄŸiÅŸtirir. Çözüm için bazı giriÅŸimleri de olur. Ve bu giriÅŸimini hayatıyla öder, bunun ardından bilinen 1993 GüreÅŸ-Çiler darbesi geliÅŸir. GüreÅŸ-Çiler darbesi bu dönemdeki demokratik çözüm arayışlarına karşılık yapılmıştır. Bu darbeyle birlikte bilinen karanlık dönem yaÅŸandı. Bu karanlık dönemde bize karşı mücadele yöntemleri deÄŸiÅŸtirildi. Daha sonra Karadayı-KıvrıkoÄŸlu ekibi bu yöntemleri tasvip etmedi, Çiler-GüreÅŸ'in mücadele anlayışıyla, Karadayı-KıvrıkoÄŸlu dönemlerinde mücadele edilir, bilinen iç çekiÅŸmeleri yaÅŸanır. Ancak bu dönemdeki karşıtlık veya çekiÅŸmeler Kürt sorunun çözümü için deÄŸil, daha çok mücadele yöntemlerine iliÅŸkindir, kısmen daha yumuÅŸak yöntemlerle bu tasfiye ve sınırlandırma politikasını devam ettirirler. Bu çatışmalı-çekiÅŸmeli dönem beraberinde Erbakan ve 28 Åžubat sürecini getirdi. Erbakan dönemi çözüm arayışları ve buna karşı geliÅŸtirilen giriÅŸimler biliniyor. Bu dönem askerlerin ve siyasetçilerin çözüm arayışlarının olduÄŸu dönemdir. Bu çözüm giriÅŸimlerinden o dönem uluslararası güçler de rahatsız oldu. Ve çözümsüzlüÄŸü derinleÅŸtirmek için müdahale ettiler. Ecevit döneminde de benzer ÅŸeyler yaÅŸandı.”



TASFİYE GİRİŞİMİ SÜRECİ



“Daha sonra AKP iktidara geldi. AKP benim esaret koÅŸullarımın etkisiyle ve KDP ile YNK'nin de etkisiyle bizim çözüleceÄŸimiz beklentisine kapıldı. Bunun beraberinde Osmanların Botanların bilinen tasfiyeci giriÅŸimi oldu. Bu dönemde AKP'nin beklentisi hareketimizin parçalanarak tasfiye olacağı yönündeydi. Bu beklentiyle bir süre kaçanları yanlarında tuttular, “belki kullanırız” diye. O dönem bizim de yoÄŸun çabalarımızla bu tasfiyenin önüne geçildi. AKP'nin 2002-2005 arası bu geliÅŸmeler paralelinde beklentisi parçalanacağımız, biteceÄŸimiz yönündeydi. AKP 2004'te bizden ayrılanlarla ve diÄŸer kesimlerle yapay bir Kürt oluÅŸumu yaratmaya çalıştı.”



‘TASFİYE POLİTİKASININ TUTMAYACAÄžI ANLAÅžILINCA GÖRÜÅžMELER BAÅžLADI’



“Bütün bu yaÅŸananlara karşı bizim çaÄŸrımızla 2005'teki hamle baÅŸlatıldı. Bu hamle kararımızdan sonra tasfiye politikasının tutmayacağı anlaşılınca 2006'da kimi bize yakın isimlerle görüÅŸtüler. Onlar üzerinden bilinen süreç baÅŸlatıldı. Tabi sonradan fazla onaylamamakla birlikte, istemeden de olsa bu sürece dahil oldum. 2009'dan bugüne kadar yaptığımız görüÅŸmeler aslında 2006 giriÅŸiminin sonuçları üzerinden geliÅŸti. 2009'dan beri devam bir süreç var. Bu süreç 2010'un sonlarında ciddi bir ÅŸekilde tıkandı. Buna raÄŸmen Newroz öncesine kadar bekleyeceÄŸimizi belirtik.”



LEGAL KÜRT SİYASETİNİN TASFİYE SÜRECİ



“2009'da baÅŸlayan KCK operasyonlarıyla birlikte legal Kürt siyasetinin tasfiye süreci baÅŸlatıldı. İki binin üzerinde Kürt siyasetçi cezaevlerine konuldu. Burada devreye konulmak istenen ve günümüzde de geçerliliÄŸini koruyan plan, gerillayı Kandil'e hapsedip diÄŸer taraftan legal Kürt siyasetini tasfiye edip onurlu Kürtleri cezaevine göndermek ve kendi yarattığı, kendine bağımlı Kürtleri boÅŸalttığı bu legal sahaya sürme planıdır. AKP'nin tasfiye planı budur. KCK operasyonları buradaki görüÅŸmelere raÄŸmen yapıldı. AKP'nin bundaki amacı bu tutuklananlara rehine muamelesi yapmaktır. Aslında bununla “iÅŸbirlikçi Kürt olursanız sizi bırakırız” demek istiyorlar. KCK davasından yargılananlar bunu böyle bilmelidirler.”



‘KÜRT HAMAS’INI YARATMAYA ÇALIÅžIYORLAR’



“Yine AKP, Hizbullah ve Hamas tarzıyla KCK operasyonlarıyla boÅŸalan legal alanı doldurmaya çalışıyor. Hizbullah mı Hamas mı? Buna çok karar veremedi. Hizbullah İran'a dayandığı için bunu Hamas tarzında geliÅŸtirmeye çalışıyorlar. Daha iyi anlaşılması için FKÖ örneÄŸi verilebilir. Bizi bir nevi FKÖ konumuna getirip bizim karşımızda Hamas'ı -daha önce bunu Kürt Hamas'ı olarak tanımlamıştım- Kürt Hamas'ını yaratmaya çalışıyorlar. Bu, bir parti ÅŸeklinde olmayabilir, sivil toplum ÅŸeklinde de bu boÅŸluÄŸu doldurabilirler.



“BUNLAR İŞBİRLİKÇİ KÜRTLERDİR”



“AKP niye son dönemlerde kendine aydınım diyen kimi Kürt çevrelerinden medet umuyor, bunlarla görüÅŸüyor? İşte kimilerini Türkiye'ye davet ediyor, bunu da açıktan yapıyor. Türkiye'deki onurlu Kürtleri tasfiye edeceksin, diÄŸer taraftan bu kiÅŸilere Türkiye'ye dön çaÄŸrısı yapacaksın! Bu deÄŸerlendirmeleri yaparken, bu tehlikeli politikalara iÅŸaret ederken beni tehdit odağı olarak gösteriyorlar! DiÄŸer taraftan “Kürt aydını” diye yansıtılan bu kiÅŸiler direkt AKP ile baÄŸlantılıdır. Alttan alta bu kesimler örgütlendirilmeye çalışılıyor. Bunlar, bu kesimler “Apo, PKK bizi kendi vesayetine almaya çalışıyor” diyorlar. Ben de ÅŸunu diyorum, “bizi vesayetiniz altına alın deseler” bile kabul etmeyiz. Bir de diyorlar ki “bütün Kürtler sizin gibi düÅŸünmüyor, bunlar da Kürt deÄŸil mi?” Bu kesimler de “biz farklı Kürtleriz, farklı Kürt çevreleriyiz” diyorlar, “bunu kabul edin” diyorlar bize. DoÄŸrudur onlar da Kürttür. Bizim öyle bir sorunumuz da yok. Evet bunlar farklı Kürtlerdir, ancak bunlar iÅŸbirlikçi Kürtlerdir. Bizi karalıyorlar durmadan.”



‘YAPTIÄžIM GÖRÜÅžMELER AÇIKTIR, HİÇBİR GİZLİ SAKLIMIZ YOK’



“Bugüne kadar yaptığım herÅŸeyi ÅŸeffaf bir ÅŸekilde yaptım. 1993'ten bugüne 18 yıldır Kürt sorununun demokratik çözümünü geliÅŸtirmek için birçok görüÅŸme yaptım, hala da yapıyorum. Yaptığım görüÅŸmeler açıktır. Hiçbir gizli saklımız yok. GeçmiÅŸte olanları da günümüzde olan görüÅŸmeleri de kamuoyuyla, Kürtlerle hep paylaÅŸtım. Yaptığım her görüÅŸmeyi PKK'yle, kamuoyuyla, Kürtlerle paylaÅŸtım. Aslında bu görüÅŸmeleri açıkladığımız için dönem dönem hedef de alındık. Buna raÄŸmen halklara duyduÄŸumuz sorumluluk gereÄŸi açıklığımızdan ÅŸeffaflığımızdan taviz vermedik. Peki bu aydınım diyen Kürtler AKP ile ne görüÅŸtü, kapalı kapılar arkasında neyin pazarlığını yaptılar? Bunları niye çıkıp kamuoyuyla paylaÅŸmıyorlar? Yoksa çekindikleri hususlar olduÄŸu için mi açıklamıyorlar! Son beÅŸ yıla kadar bu politikalarında kısmen tahribat yarattılar ama baÅŸarılı olamadılar. Bizi 30 yıldır tasfiye etmeye çalışıyorlar. Bu Kürtler 30 yıldır bizim tasfiyemizi bekliyor. Her yıl “bekleyin, tasfiye olacaklar, parçalanacaklar” diyorlar. Onlar da her yıl bizim tasfiye olacağımız ümidiyle köÅŸelerinde bekliyorlar, parçalansınlar da bize iÅŸ düÅŸsün diyorlar. Ama iÅŸte durum ortada! Hiçbir güç bizi parçalayamadı, tasfiye edemedi. Niye tasfiye edilemedik? Bundan da mı ders çıkaramıyorlar? Bizi tasfiye edebilselerdi bu kendi Kürtlerine federasyonu da savunabilecek bir parti kurdururlardı, böylesi bir partiye yaÅŸam ÅŸansı verirlerdi. Ancak bu partiler son derece küçük, sınırlı partiler olarak tutulacaktı. Kürt halkının kaderini de böylesi marjinal, küçük partilere baÄŸlayacaklardı. Kürt halkının özgürlüÄŸüne bu kadar düÅŸkünseniz, bu kadar samimiyseniz Kürtlerin ortak çatısı olan Demokratik Toplum Kongresi'ne buyurun gelin. DTK kapılarının her tür farklılıklara açık olduÄŸunu açıkça ilan etti. DTK içinde size engel olan mı var, görev almanızı engelleyen mi var? Gelin bu halka hizmet edin, bu halkın, farklılıkların yer aldığı ortak kurumlarında kendi farklılıklarınızla yer alın diyoruz. Böyle bir çaÄŸrı yapıldığında da PKK dayatması var diyorlar. Ama gelmezseniz bu Demokratik Toplum Kongresi çalışmalarına katılmazsanız, kimse size bir ÅŸey demiyor, söyleyecek bir ÅŸey de yok ama böyle yapmazsanız tecrit olursunuz, gittiÄŸiniz her yerde halkın tepkisiyle nefretiyle karşılaşırsınız. Objektif sonuç budur, gidiÅŸat böyle olacaktır. Bunları artık tartışmak bile istemiyorum ama AKP'nin politikalarını ve bu politikaların tehlikelerini görmeleri için söylüyorum. “



“Yine biliniyor ki, AKP, bu özel ordu çalışması, bölgeye gönderdiÄŸi imamlarla tasfiye politikasını kapsamlı bir ÅŸekilde uygulamaktadır. AKP nin politikalarının ne kadar tehlikeli olduÄŸu açıktır.”



AKP ATEÅžLE OYNUYOR



“Devletin ÅŸimdiye kadar bize yönelik politikası tasfiye ve sınırlama politikasıydı. Gelinen aÅŸamada devletin Kürt sorununa yaklaşımda deÄŸiÅŸimler olduÄŸu söylenebilir. Bu tespitin önemli olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Devlet günümüz itibariyle Kürt sorununa yaklaşımda deÄŸiÅŸimlere gitmiÅŸ bulunmaktadır. AKP'nin ateÅŸle oynadığını, tasfiye politikalarını hayata geçirmeye çalıştığı tespitine ben de katılıyorum.”



DEVLETİN KÜRT SORUNUNA YAKLAÅžIMINDA DEĞİŞİMLER OLDU



“Ancak devlet, Kürt sorununa yaklaşımda deÄŸiÅŸimlere gitmiÅŸtir derken burada ne AKP'nin devletini ne de CHP'nin devletini kastediyorum. Burada bahsettiÄŸim deÄŸiÅŸime giden ontolojik devlettir. Bugüne kadar varlığını sürdüren devletten bahsediyorum. Bu tarihsel aÅŸama görülmelidir. Bir de ÅŸu hususa deÄŸinmek istiyorum. Devletin kimi giriÅŸimlerinin sonucunda vardığı kanaat, sorunun çözümünün pratik olarak yürümesi için benimle de görüÅŸmelerin gerekli olduÄŸu yönündedir. Benim üzerimden sürecin yürütülmesinin daha pratik ve hızlı sonuç alıcı olduÄŸu kanaatindeler. Devlet Kürt sorununun çözümünde benim rolümü fark ettiÄŸini düÅŸünüyorum. Åžunu da belirteyim: “Ben çekileceÄŸim” derken bu bir ÅŸantaj olarak algılanıyor, böyle sanki yap-boz oyunu gibi görülüyor. Ancak bu konular ciddi konulardır, böyle basit ele alınmamalıdır. EÄŸer diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alınamazsa benim de burada görüÅŸme yapmamın anlamı olmayacaktır. DiÄŸer çözüm olasılıkları devreye girecektir.”



KOÅžULLARIMIN DÜZELTİLMESİ HUSUSU ÇARPITILMAMALI



“Sonuç olarak günümüz itibariyle görüÅŸmeler devam ediyor. GörüÅŸmelerimiz bir düzeye gelmiÅŸ bulunmaktadır. Sorunların çözümünde rol almam isteniyorsa pratik bazı koÅŸulların saÄŸlanması gerekiyor. KoÅŸullarımın düzeltilmesi hususu da çarpıtılmamalıdır. Öyle kimse benim için çıkıp ev-köÅŸk arayışına girmesin. Bu tarz yaklaşımları çok ucuz buluyorum. Bırakın evi, köÅŸkü, ben burada ölecek olsam, ciddi bir tedaviyi bile talep etmem. Yaklaşımım böyle bilinmelidir.



GÖRÜÅžMELERDE PRATİK ÖNERİLER GÜNDEME GELDİ



“YürüttüÄŸüm görüÅŸmelerde kimi pratik öneriler gündeme geldi. Ancak pratik öneriler ile belirlediÄŸim teorik çerçeve karıştırılmamalıdır. Kürt sorunun çözümü için gerekli olan ilkesel çerçeveyi daha önce hazırladığım 156 sayfalık yol haritasında iÅŸlemiÅŸtim. Bu ilkesel çerçevenin olumlu karşılanacağını tahmin ediyorum. Yaz başına kadar muhtemelen bu süreç karakter kazanır. KCK de silahlı güçlerini buna göre konumlandırır, üzerlerine gelinmediÄŸi sürece çatışmadan kaçınırlar. Ancak üzerlerine gelindiÄŸi zaman meÅŸru müdafaa haklarını kullanırlar.”



HAZİRANDAN SONRA KENDİ KARARLARINI VERİRLER



“İşte Güçlükonak'ta operasyon sonucu üç gerilla hayatını kaybetmiÅŸ. Bu tarz operasyonlara karşı kendilerini savunmalıdırlar, meÅŸru müdafaa haklarını kullanmalıdırlar bu temel bir haktır tartışılamaz bile. Hazirandan sonra da geliÅŸmelere bakarak kendi kararlarını verirler. Bu vesileyle Türkiye kamuoyuna, aydınlara da sesleniyorum. Bu ayların kritik aylar olduÄŸunu, burada yaptığımız görüÅŸmelerin belli bir aÅŸamaya geldiÄŸini ve bu görüÅŸmelerde tarihi sonuçlar çıkabileceÄŸini düÅŸünüyorum. Aydınlar bu dönemde bu konu üzerinde durmalıdırlar. Burada yapılan görüÅŸmelerle sadece Kürt sorununa deÄŸil, Türkiye'nin temel demokratikleÅŸme sorunlarına da çözüm arıyoruz. Aydınlar bu dönemde rollerini oynamalıdırlar. EÄŸer bu diyalog süreci sonrası çözüm geliÅŸmezse topyekün direniÅŸ ve özgürlüÄŸünü saÄŸlama savaşı devreye girecektir, bu durumda da çözüm gelir. Bunu bir tehdit olarak söylemiyorum. Biz bu yolu tercih etmiyoruz. İşte dört gerilla kendini yakmış. Bu acılar bizi çok zorluyor. Biz bu acıların yaÅŸanmasını istemiyoruz. O yüzden diyalog-müzakere yöntemiyle sorunun çözümünü gerçekleÅŸtirmek istiyoruz. Bu süreçte herkes üzerine düÅŸen rolü oynamalıdır. Bütün Kürtler ulusal birlik çerçevesinde bir araya gelmelidir. Talabani ve Barzani de bu dönemde olumlu rol oynamak istediklerini pek çok kez belirtiler. Onlar da bu süreçte rol almalıdırlar.”



‘PRATİK ÖNERİLER AÅžAMASINA GELMİŞ BULUNMAKTAYIZ’



“Halkımıza ÅŸunları söyleyebilirim. Burada bir diyalog devam ediyor. Kimi pratik öneriler aÅŸamasına gelmiÅŸ bulunmaktayız. Bu pratik öneriler çerçevesinde yaz başına kadar geliÅŸmeleri takip etmek gerekiyor. Diyalog ve müzakere yöntemine ÅŸans veriyoruz. Bu yöntem pratikleÅŸirse 2011 yılı çözümün geliÅŸtiÄŸi yıl olacaktır. EÄŸer bu diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alamazsak 2011 yılının ikinci yarısından itibaren topyekün direniÅŸ ve özgürlüÄŸünü saÄŸlama süreci geliÅŸecektir. Bu yol da çözümü getirir ama tercihimiz deÄŸildir. Aynı ÅŸekilde geliÅŸecek bu ikinci yol tehdit olarak algılanmamalıdır. Müzakere süreci geliÅŸmezse çatışma süreci kaçınılmazdır. Böylesi bir ortamda da geçmiÅŸten farklı olarak üç-dört misli kayıplar yaÅŸanabilir. Çözüm her koÅŸulda kendini dayatmaktadır. Tüm halkımız her türlü olasılığa göre kendini hazırlamalıdır. Çözüm sürecinin geliÅŸmesi için herkes üzerine düÅŸen görevi sorumlulukla yerine getirmelidir.”



‘HALKIMIZIN NEWROZUNU KUTLUYORUM’



“Türk halkına da Newroz’un kutlandığı bu günlerde ÅŸunu söylüyorum; Demokratik birlik çerçevesinde Kürt sorunun çözümüne destek verin. Demokratik anayasa çerçevesinde geliÅŸecek çözüm tarihsel sorunlara cevap olacaktır. Kürt halkının demokratik taleplerine karşılık verilmelidir. Türkiye'de Kürt sorununun çözümü demek aynı zamanda Suriye'de, İran'da, Irak'ta Kürtlerin statüsünün deÄŸiÅŸmesi, buralardaki sorunun da çözümü demektir. Bu inançla bütün halkımızın Newrozunu kutluyorum.”



“Ayrıca cezaevlerinden birçok mektup geldi, isimlerini tek tek sayamayacağım. Cezaevlerinde saÄŸlık durumu ağır olan arkadaÅŸlar var. Onlara özel selamlarımı iletiyorum. Onları dışarı çıkaracağız. Onların dışarı çıkarılması, tedavilerinin gerçekleÅŸmesi için herkesin çabalaması gerekmektedir. Cezaevlerindeki tüm arkadaÅŸlara selamlarımı iletiyorum. Dersim, Diyarbakır, MuÅŸ halkımıza özel selamlarım iletiyorum.”

Tags:
Bu yazi toplam 5761 defa okundu
Post a comment
Author's Other Articles
YAZARLAR